TEBDİL-İ MEKAN   2010
Program:
ODTÜ Öğrenci Merkezi, METU Student Centre
Yer Location: Ankara
Tür Type: Yarışma competition
Ekip Team: Sevince Bayrak, Oral Göktaş

saaaaaaaaa

"Fakat alışkanlık yüzündendi bu... Hep alışkanlık yüzünden." Albert Camus
Toplanmak, bireyin hareket özgürlüğünü kısıtlarken mekân oluşturma gücünü arttırır. Bir kaç kişi bir araya toplandığında bir mekân teşkil ederler. Amacı toplanmak olan insanların bu amaç için tasarlanmış ayrıca bir yere ihtiyaç duymamaları bu tespit ile açıklanabilir mi bilmiyoruz; ancak gözlemler ve tahliller, soğuk günlerde bile banklarda buluşan, güzel havalarda çimenlere yayılan öğrenci topluluklarının, sadece toplanarak bile kendilerine gereken mekânı oluşturduklarını gösteriyor. Toplulukların mekân oluşturma gücü, mimarlığa nasıl yansıyabilir? Bu göstergeden yola çıkarak bir öğrenci merkezi tasarlanabilir mi? Başka bir açıdan bakıldığında ise öğrenci toplulukları, ODTÜ’nün bir yüzünü oluşturuyor. Üniversitenin, bu yüzü yeni bir yapı ile sembolleştirme talebi ile öğrencilerin beklentilerinin kesiştiği bir yapı olabilir mi? Bu kesişimi somutlaştırabilecek bileşim; zenginliğini açık alanlar ile kurdukları ilişkilerden alan mütevazi iç mekânlar, işlevlere göre değişen bir cephe kurgusu ve yapıyı saran toplanma alanları (alt-mekânlar) olabilir.Böyle bir kesişimin üzerinde düşünürken mevcut barakanın yerleşke hayatındaki konumunu da göz ardı edemeyiz. Tasarlanacak yeni yapıyı, barakanın yerleşkedeki anlamını ikame edecek bir bina olarak düşünmedik; barakanın derme çatmalığı, otoriteye karşı durmayı temsil eden varoluş sebebi ve kolektif bir alışkanlığa dönüşmüş olması, öğrencilerin barakaya yüklediği anlamın içini dolduruyor. Yeni yapı bütün bu özelliklere sahip olamayabilir, ancak toplanmak eyleminin mekân oluşturma gücünün ve alt-mekânların açığa çıkabileceği durumlara ön ayak olabilir.
Önerimiz, yapının zeminle kurduğu ilişkiye dayanıyor ve yapının dışarı açılan yerlerinde toplanmak için elverişli alt-mekânlar yaratmayı amaçlıyor. Hem Kuzeybatı ve hem de Güneydoğu cephelerinde zemin katın önündeki yarı açık ve açık alanlar, herhangi bir üst iradeden bağımsız olarak kullanılabilen yerler olabilir. Alt-mekânlar yapının içine işleyebilir ve kullanım senaryolarındaki keskin uzamsal sınırları ortadan kaldırabilir.
Bu alana yapılacak herhangi bir yapı gibi bizim önerimizin de geleceğinde ve oluşacak kullanım senaryolarında, öğrencilerin yapıyı sahiplenmesi önemli bir faktör. İnsanların yapılarla kurdukları bağ, alışkanlık ya da sahiplenme, -adına her ne dersek-, ve bu olgunun altında yatanlar ayrı bir inceleme konusu. Ancak yine de bu önerideki alt-mekânların öğrencilerin yapıya alışacağı aralıklar olacağını söyleyebiliriz. Tebdilimekânda her zaman ferahlık olmayabilir, ancak değişmeyenin statükoyu semirttiğini de unutmamak gerek.
*Alt-mekân: Boşluğun her türlü hiyerarşiden arınmış hali. Burada alt olumsuz anlamında değil,"temel, taban, yere yakın" anlamında kullanılıyor.